-
Onların
Mirasını Yaşatıyoruz.Sayısız Bestekarımızın Türk Musikîsi için ürettiği eserleri yarılara taşımak için var gücümüzle çalışıyoruz.
Murad İçli
Marmara Üniversitesi Diş hekimliği fakültesinden 1981 yılında mezun oldu.
Evli. Sine ve Berk isminde iki çocuğu var.
1990'dan itibaren ticaretle uğraşmaya başlamıştır. Halkla ilişkiler ve Reklam alanında hizmet veren Eskort iletişim Hizmetleri A.Ş. kurarak başarılı bir işadam olarak çalıştı , 04.09.2004 tarihinde genç yaşta aniden vefat etti. Değerli bestekar, müzik adam Prof.Dr.Selahattin ve Pınar İçli biricik oğlu Merhum Murad ާİçli'ye Allah'tan rahmet diliyoruz.
Ahmet Aydın Bolak
Osmanlı Meclisi Mebusanı ve TBMM'de Balıkesir (Karesi) milletvekilliği ve bir süre Millî Eğitim Bakanlığı yapmış olan ve Balıkesir'de Kuvayi Milliye hareketini başlatanlar arasında bulunan Mehmet Vehbi Bolak'ın oğludur.
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. Maiyyet memurluğu, kaymakam vekilliği, kaymakamlık, serbest avukatlık, Hürriyet Partisi kurucu üyeliği, 12.(XII) Dönem Balıkesir milletvekilliği yaptı. Vakıfların yeniden kurulmasını sağlayan 903 sayılı kanunu teklif etti ve yasalaşmasını sağladı.
1965'ten sonra ticârî ve sınâî alanlara girmiş ve başta petrol, turizm, gemi inşâ, perakende, nebatî yağlar ve gıda gibi konular olmak üzere çok sayıda şirkete kurucu, hissedâr ve yönetici olmuştur.
Türk Eğitim Vakfı, Türkpetrol Vakfı, Göğüs Cerrâhisi Vakfı, Türkiye Üçüncü Sektör Vakfı, TEMA Vakfı, İstanbul Trafik Vakfı, Türk Mûsıkîsi Vakfı gibi çok sayıda vakfın kurucu ve yöneticileri arasında bulunmaktadır.
"Söylediklerim ve Yazdıklarım", Sohbetler",Hayatın Öğrettikleri, Hayatın İçinden, Yüz Yılın Yetmişbeşi isimli kitapların yazarıdır.
Vehbi Koç
Yirminci yüzyılın başında dünyaya gelen Vehbi Koç, Osmanlı dönemini, dünya savaşlarını, krizlerini yaşamış, Cumhuriyet döneminde gerçekleştirdiği atılımlarla Türk iş dünyasına damgasını vurmuş bir liderdir.
Vehbi Koç yaşadıklarını, deneyimlerini, görüşlerini geleceğe aktarmak için büyük çaba gösterdi.
"Hayat Hikayem" ve "Hatıralarım, Görüşlerim, Öğütlerim" adlarıyla kaleme alıp yayınladığı iki kitabın yanı sıra her fırsatta Türkiye’nin ekonomi, siyaset ve sosyal sorunları ile ilgili görüşlerini kamuoyu ile paylaştı. Gelecek kuşakların bu bilgilerden yararlanıp başarılı olmalarını istedi. Tecrübe dağarcığını herkese açtı.
Bu sitede Vehbi Koç’un konuşmalarından bazı bölümleri sizlere aktarmayı arzuladık. Geçmişi bilmeden geleceği sağlıklı değerlendiremeyiz.

Sakıp Sabancı
Sakıp Sabancı, 7 Nisan 1933 tarihinde Kayseri’nin Akçakaya köyünde dünyaya geldi. Altı çocuklu Hacı Ömer Sabancı ve Sadıka Sabancı’nın ikinci çocuğudur. Sabancı ailesi 1921 yılında içinde Arap, Kürt, Yahudi, Bulgar, Tunuslu gibi birçok etnik ve dini kökenden topluluğu barındıran Sadun Tanju’nun Babil Kulesi olarak tanımladığı Adana’ya göç etti.
Baba Hacı Ömer, pamuk ticareti ile uğraşarak ailesini 3 gözlü, toprak damlı bir Adana evinde barındırıp geçindirirdi. Sakıp Sabancı, 1942 yılında aynı cadde üzerindeki “Pembe Ev” ya da “Aslanlı Ev” diye bilinen eve taşınana kadar anne- babası, kardeşleri Ihsan, Hacı, Şevket, Erol ve Özdemir, babaannesi, dedesi ve yardımcı kadın Gülnaz ile birlikte bu evde yaşadı.
Sakıp Sabancı, Adana’daki bu kerpiç evi herkesin telaş içinde kalkıp, kahvaltı bile etmeden ya işe ya okula koştuğu sabahlarla özdeşleştirerek anlatır İşte Hayatım isimli kitabında.
1944 yılında mahalledeki İsmet İnönü İlk Okul’unda eğitimini tamamlayan Sakıp Sabancı, hemen sonrasında Adana’da o zamanlar İkinci Orta Okul diye bilinen okulda eğitimine devam etti. Adana Erkek Lisesi’nden 3 yıl boyunca yakasını bırakmayan zatürre hastalığı nedeniyle ayrıldı. Bu aynı zamanda iş hayatına erken atılmasına neden oldu.
1957’de, 24 yaşındayken teyzesinin Adana BOSSA fabrikasının bahçesinde bir düğünle, 22 yaşındaki teyzekızı Türkan Civelek ile evlendi. Sakıp – Türkan Sabancı çiftinin 47 yıl süren mutlu evliliği, 1964 yılında Dilek Sabancı, 1970 yılında Metin Sabancı ve 1973’de Sevil Sabancı’nın doğumuyla perçinlendi. Sakıp Sabancı, teyzesinin kızı Türkan Civelek Sabancı ile evlenmesini “Babam Hacı Ömer Sabancı’nın “Bildiğin ayranı, bilmediğin yoğurda değişme” nasihatinden etkilendiğim muhakkak…”diye açıklardı. Türkan Hanım ise röportajlarında eşi Sakıp Sabancı’yı hem evinin hem işinin patronu, hem ailesine çok önem veren hem de çok çalışkan biri olarak anlatır:
“Bana “Türko” ya da “Türkoş” derdi. Ben de ona “patron” derdim. Çünkü hem evinin hem de işinin patronuydu. Her gün eve geldiğinde onu karşılamamdan çok hoşlanırdı. Kapıyı bir gün ben açmasam “Hanım yok mu?” diye sorardı.” (13.12.2013Hayatta en değerli şeyi ailesi olan Sakıp Sabancı’nın en büyük kayıpları 1966 yılında babası Hacı Ömer Sabancı`nın ve 1979 yılında annesi Sadıka Sabancı’nın vefatı ile 1996 yılında kardeşi Özdemir Sabancı’nın Sabancı Holding’de suikast sonucu hayatını kaybetmesi ve 1998 yılında kardeşi Hacı Sabancı’nın akciğer kanserine yenik düşmesi oldu. Yetmiş bir yaşında hayata gözlerini yuman Sabancı yaşamı boyunca birçok başarıya imza attı. 1974’de Sabancı Holding’i o dönemler Sabancı Holding Genel Koordinatörü olarak görev yapan Türkiye Cumhuriyeti eski Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın ısrarı üzerine İstanbul’a taşıyan Sakıp Sabancı, 1967 – 2004 yılları arasında Holding Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı yaptı. Bu dönemde Sabancı Topluluğu, çoğunlukla yüzde 50-50 ortaklık kurduğu, aralarında Bridgestone, DuPont, Toyota, Philip Morris, Kraft Foods International, Danone, IBM, Carrefour gibi dünya devlerinin bulunduğu şirketlerle ismini birleştirerek Sabancı logosunu dünyaya tanıttı.
1964 yılından itibaren, 25 yıl süreyle Adana ve Kocaeli Sanayi Odaları, Türkiye Sanayi ve Ticaret Odaları Birliği üyeliği ve başkanlığı yaptı. Muhtelif vakıflarda çeşitli zamanlarda görevler üstlendi.1986 yılında Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı üstlenen Sakıp Sabancı, 1987-1990 yılları arasında Yüksek İstişare Konseyi Başkanlığı’nı yaptı.
Çeşitli üniversitelerden toplam 15 onursal doktora derecesi olan Sabancı, 1993 ve 2001’de Yılın İş Adamı unvanını aldı. Ayrıca Japon, Belçika ve Fransa hükümetlerinden bu ülkelerle Türkiye arasındaki dostlukları geliştirici çeşitli nişan ve taltifler almasının yanı sıra sosyal, kültür, sanat ve eğitim alanlarında yaptığı hizmetlerden dolayı “Devlet Üstün Hizmet Madalyası” ile “Kültür ve Sanat Büyük Ödülü” sahibi oldu. Türk işadamı 2004 yılında vefat ettiğinde, Amerikan iş dergisi Forbes’in milyarderler listesinde 147. sırada yer aldı.
Renkli ve enerjik kişiliği ile de tanınan ve halkın sevgisini “Sakıp Ağa” diyerek gösterdiği Sakıp Sabancı 71 yıllık hayatına birçok başarı sığdırdı. 1981’de ilk kez ve 1989 da ise ikinci kez Houston’da (Amerika) kalp kapakçığı ameliyatı olan Sabancı 10 Nisan 2004 tarihinde sabah saat 05.55 civarında tedavi gördüğü Amerikan hastanesinde şiddetli akciğer iltihabından vefat etti. 12 Nisan 2004 tarihinde Sabancı Holding’de düzenlenen devlet töreninin ardından yaklaşık 100.000 kişinin katıldığı cenaze töreniyle Zincirlikuyu Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Prof.Av.Ercümend Berker
1920 yılında İstanbul’da doğdu. Fransız Koleji, Haydarpaşa Lisesi ve 1945 yılında İ.Ü. Hukuk Fakültesi’ni bitirerek 1948’de avukat oldu. Serbest avukatlık görevinin yanında, 1953 yılından itibaren İstanbul Teknik Üniversitesi’nin Müşavir Avukatlığını yaptı. 27 Mayıs ihtilalinden sonra kurulan Yassıada mahkemelerinde en çok müvekkili olan Avukat idi. Müzik çalışmalarına, 1940’da Fulya AKAYDIN’dan solfej ve piyano, 1942’den itibaren İstanbul Belediye Konservatuarı’nda H.Sadettin AREL’den Türk Musikisi nazariyat dersleri alarak başladı. Dr.Suphi EZGİ ve Prof.Salih Murat UZDİLEK’ten yararlandı. 1943’te İstanbul Üniversitesi Korosu’nu kurdu. Nevzat ATLIĞ, Alâeddin YAVAŞÇA, Selahattin İÇLİ, Abdi COŞKUN gibi pek çok değerli müzisyenin yetiştiği, halen Süheyla ALTMIŞDÖRT tarafından yönetilen bu Koroyu 1948 yılına kadar yönetti. 1946’da Üniversiteliler Müzik Derneği’ni kurdu. 1948’de İ. B. Konservatuarı İcra Şefliği ve Nazariyat öğretmenliği yaptı. İstanbul Radyosu Erkekler Korosunu kurdu ve yönetti. 1974’de İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Müziği Korosu ve İTÜ Müzik Merkezi’nin kuruluşunda görev aldı. 1976’da İstanbul Türk Musikisi Devlet Konservatuarı’nın Kurucu Yönetim Kurulu Başkanı olarak kurulmasına önderlik etti. 1981’de Konservatuarın İTÜ’ye bağlanması için uğraş verdi. 1982’de Konservatuarın YÖK’e bağlanmasından sonra yönetim biçiminin değişmesi üzerine yönetimden ayrıldı. 1989 yılında Profesör ünvanını aldı. 31.12.1997’de Konservatuardaki görevinden kendi isteği ile ayrıldı. Türk Müziğindeki makamların hangi perdelere transpoze edilebileceğini gösteren “Berker Cetveli” ismi verilen bir cetvel yaptı. Gazetelerde müzik konusunda makaleler yazdı. Müzik ve hukuk alanında basılmış eserleri vardır. Evli ve 1947 doğumlu Itri isimli bir oğlu olan Sayın BERKER halen İTÜ’de müşavir avukatlık ve serbest avukatlık görevlerine devam etmekte, İstanbul Kültür ve San’at Vakfı Yönetim Kurulu üyesi olarak görev yapmaktaydı.
